Eski bir dergide gördüğüm modeli kendi beğenilerime göre ve de nasıl daha kolay kullanacak isem o şekle büründürmeye çalışarak ördüm bu bluzu . Bir kaç kere sökmek zorunda kaldım çünkü benim alışın olduğum kullanım şekli ile model pek uyuşmadı . ama olsun el emeği şeylerde bu güzel yan var hata diye bir şey yoktur her şeyde bir telafi yolu vardır sökmek de bunlardan biri
hayat ise öyle değil
telafisi olmayan ,tekrar oynatılamayan özen gösterilmesi gereken bir yol hayat
ördükten sonra hafif yıkayıp şekli oturabilsin diye bloklamaya bıraktım ama burada az süzülsün mankene almam lazım yoksa çamaşır telleri gibi şekil alır bu da yazık olur emeğime :) eski evden hiç bloklama köpüğü getirmediğimi farkettim :)
o kadar atmışım ki eşyaları elerken dönüp ikinci kere bakmamışım bile : )
o kadar atmışım ki eşyaları elerken dönüp ikinci kere bakmamışım bile : )
ön ve arkanın birleşim yerine şu şekilde iki renkli motif yapmak zorunda kaldım çünkü örneğe göre yol almayınca yolda karşılaştığın durumların üstesinden gelmek böyle bişey gerektirdi
motif klasik babanne motifi dümdüz ördüm yani kolay olanlardan ,kenarına da şu şekil geçtim duruşu tok tutsun diye
yaka detayını da bırakayım kolay ama hoş durdu burası da meraklısına kıyağım olsun :)
dün misafirlerim gitmeden kahvaltıya yerel lezzet tahanlı alayım diye fırına gitmişken çağla çıktı karşıma , tahanlı yiyemeyen kendime bir güzellik yaptım .Bahar bir tat olsa bence çağla olurdu ,sizce?
hava kapalı buralarda epeyce de serin ama şu an bu yazıyı da hafif bir yağmur eşliğinde balkondan yazıyorum
sabah da vakıf serisinin ikinci kitabını balkonda okudum biraz
bu serinin ilk kitabını okuduğumda o kadar sevdim ki okuyup da bitirmek istemedim seri bitmesin diye de geri atıp durdum kitapları ve inanır mısınız aradan seneler geçti , okumak için elime aldım ama bitsin de istemiyorum psikopatça bir durum var ilişkimizde bu seri ile
Volkan konağın ölüm haberi vurdu yüreğimden köylümdür kendisi çocukken annemle yaylada inek bakarlarmış o kadarına kadar köylüm , ayrı bir bağ hissederdim onunla
evlenip de buraya geldiğimde burda tanıdığım kimse yoktu ailem yoktu bir kaç ay sonra öyle bir çökmüştü ki bu yokluk üzerime konser için geleceğini duyunca nolur gidelim demiştim
Mimoza albümü yeni çıkmıştı şarkıları ezbere bilmiyordum ama gittik sadece izlemek için bile olsa dikildim gidene kadar bekledim arabasının yanında sarıldım sanki memleketimden abim gelmiş gibi hissettim öyle bir anı bu da
eski bloğumdan fotoğraflarını o zaman yazdıklarımı bile buldum ama buraya almayacağım her anı olduğu yerde ve zamanda güzel şimdi acısını hissedip arkasından dua okuma vakti.
Evde hüzün çok fazla çökünce üzerime biraz yürüyüşe çıktım yağmur yağana kadar dolaştım kuru bir bank bulunca oturdum yokluktan çıktı geldi bu kedi , insandaki hüznü hissettiklerine dair inancımı güçlendirircesine sırnaştı da sırnaştı iyice yağmur hızalanan kadar sarıldık sonra yollarımıza yürüdük ..
Ölüm de hayata dair ...
Bu yazıda her fotoğrafa başka bir Volkan Konak türküsü sakladım , hüzne değil de karadenizin çağrısına dair olanlardan ... Bende Volkan Abinin sesi hep memlekete çağrı gibidir çünkü ..Barış Mançodan beridir şahsen tanımadığım birinin ölümü bu kadar yormamıştı kalbimi ..
Allah rahmet eylesin Volkan abim